BİR GÜN BELKİ
İSMAİL BOZKURT
“Bir Gün Belki", 1963 Ağustosu'ndan 1964 Nisanı'na kadar olan dönemi kapsar ve aykırı bir aşk öyküsü de katılarak, gerçek bir Kıbrıs coğrafyası olan Boğaziçi köyünün, çoğu gerçek karakterlerle anlatılan gerçek direniş günlerini anlatır.
Boğaziçi köyü, Türklerle Rumların karma olarak yaşadığı bir köydür. İki düşman babanın çocukları Nitsa ile Mehmet'in rastgele karşılaşmaları, giderek derin bir aşka dönüşür. Babaların düşmanlığı, 1920'de Yunanlılar'ın Anadolu'daki ilerleyişleri sırasında, Rumlar'ın köy papazın önderliğinde Yunan bayraklarıyla sloganlar atarak Türk mahallesine yürüdüğü, 1922'de Yunanlılar Anadolu'da hezimete uğradıktan sonra bu kez Türkler'in Türk bayrakları ile Rum mahallesine yürüdüğü günlere kadar geri gider.
Nitsa ile Mehmet'in gizli buluşmaları sürerken 21 Aralık 1963'te Rumlar'ın Türkler'e saldırısı başlar. Akritas Planı'na göre Türkler, Kıbrıs'ta etkisizleştirilecek direnirlerse yok edileceklerdir. Türkler direnir. Boğaziçi de saldırıya uğrayınca Nitsa ile Mehmet'in buluşmaları bir süre aksasa da sürer. Bir gidişinde Mehmet Nitsa'nın evi dışında silahlı EOKA'cılarla çatışmaya girerek yaralanır ve Nitsa'nın odasına sığınır.
“Bu romanın kurgusu, Kıbrıs’ta 1963 sonrası Rum saldırıları eksenindeki çatışmaların oluşturduğu omurgaya yaslansa da bundan daha belirgin olarak öne çıkan, birbirine sevgiyle, aşkla tutulmuş iki farklı halktan insanın bu merkezdeki maceralarıdır.
Bunu belirtirken, romandaki tarihsel arka planın görünmediğini söylemek istemiyorum. Tam tersine, bu tarihsel arka plan, tam da böyle bir serüvenin sıcak örgüsü içinde insani boyutuyla ortaya oluyor ve kanımca, son on yıldır gerek Türkiye'de gerekse dünyada belirgin olarak ortaya çıkan tarihi roman yazma girişiminden de bu noktada ayrılıyor.
BİR GÜN BELKİ’nin Kıbrıs Türk romancılığında önemli bir yere sahip olacağını, etki alanının Kıbrıs’la sınırlı kalmayacağını, şimdiye değin yazılıp yayınlanmış romanlar içerisinde sunmadaki ustalıkla tartışılacağını düşünüyorum.”
Metin Turan